banner92

banner93

banner94
25 Mayıs 2018 Cuma

Türkiye’de yüzyıl başlarındaki iktidarlar hep uzun sürüyor

12 Şubat 2018, 12:01
Türkiye’de yüzyıl başlarındaki iktidarlar hep uzun sürüyor
Doğan Satmış

Elimde ilginç bir kitap var. “Ülkemin Kaçan Gönenci” adlı kitabı (Yazılama Yayınları, İstanbul), ekonomist Dr. Osman Sarı yazmış. Dr. Osman Sarı, Boğaziçi Üniversitesi’nde eğitim alıp, burada ders veren eski bir akademisyen. Bir süre New York’ta da ders  vermiş.

Kitabın adındaki “Gönenç” sözcüğü refah anlamında. Yani kitabın adı “Ülkemin Kaçan Refahı.” Zaten Sarı’ya göre, Türkiye, potansiyeli çok yüksek olan, ancak bir türlü refahı yakalayamayan bir ülke. Japonya’nın, Güney Kore’nin, Tayvan’ın, Türkiye ile eşit şartlardayken çok ileri gitmelerine rağmen, Türkiye’nin bunu başaramamasını savına kanıt gösteriyor. Kitabın adı da bunu anlatıyor.

Ancak kitapta, Osman Sarı’nın başka çok ilginç bir saptaması ile var. Osmanlı ve buna bağlı olarak Türkiye tarihinden söz ederken, şöyle diyor:

“Yüzyıl dönümünde gelen sultanların dönemlerinde olanlar birbirine benzer. Avrupalılaşma temel motifleridir. Müslümanlığa aykırı bir İslam kurumu dayatılmaya çalışılır. Müslümanlıkla alakası olmayan pratikler İslam diye, daha önce rastlanmayan giysi ve daranışlar İslami diye dayatılır. Başta dinsel olmak üzere her türlü yozlaşma alır başını gider. Ağır bir istibdattan söz edilir. Hızlı bir kentleşme gerçekleşir. Ancak insanların kentlileşmesinin önüne barikatlar konur ve barbarların yaşadığı ‘Kent’ler oluşturulmaya çalışılır. Barbar derken ne kast ettim, barbarlığın bir hukuku vardır. Bu bakımdan ilkellikten daha ileridir. Kentileşen insanlar, kendilerine yapılanın kamusal olarak yargılanıp cezalandırılmasını beklerler.”

Yüzyıl dönümünde gelen sultanların görev sürelerinin, uzun ve benzer olduğunu söylüyor Osman Sarı. Verdiği örnekler de şöyle:

“18. yüzyıl başında 3. Ahmet 27 yıl sultanlık yaptı (1703-1730)

19. yüzyıl başında 2. Mahmut 31 yıl sultanlık yaptı (1808-1839)

20. Yüzyıl başında Abdülhamit 33 yıl sultanlık yaptı (1876-1909)”

Osman Sarı’nın bu saptamasını devam ettirmek gerekirse, 21. Yüzyıl başında da AKP ve Recep Tayyip Erdoğan iktidarını gözönüne almak gerekiyor. AKP ve Erdoğan 2002 yılından beri iktidarda. Ve bu iktidar daha devam edecek gözüküyor. Erdoğan’ın, 2019’da seçim kazanması halinde zaten iktidar süresi 21 yılı bulmuş olacak.

İlk bakışta, Osman Sarı’nın saptaması bir kader gibi algılanıyor. Ve eğer bu kaderse, Erdoğan’ın daha uzun yıllar kalacağını iddia etmek mümkün.

Burada bir parantez açalım ve bundan 4 yıl önce Recep Tayyip Erdoğan’ın falına bakan Nepalli falcı Brenda Kapar’ın, Erdoğan için söylediklerine bir göz atalım. Kapar şunları söylemişti:

“Erdoğan için Mayıs 2014’e dek iyi bir dönem. 7 Aralık 2014’ten itibaren kararlarını titizlikle vermeli. 2014-2016 arasında hırslarını gerçekleştirmiş olacak. Gelecek 7 yıl iyi bir dönem. İlerleyen yaşlarında uluslararası toplum tarafından saygı görecek. Tanınırlığı dünyaya yayılacak. 2007-2017 arasında çok popüler, başarılı. Ama arkadaşlarına dikkat etmeli, ihanete uğrayabilir. 2017-2024 arası enerjisini tazeleyecek”

Pek çok şeyi gerçekten tahmin ettiği anlaşılan falcının daha uzun yorumlarını bu linkten okuyabilirsiniz.

http://www.haberturk.com/yasam/haber/915771-turkiyedeki-dengesizlik-gelecek-yil-bitiyor

İTHALAT EKONOMİSİ

Dönelim yine Osman Sarı’nın kitabına. Kitapta bir başka ilginç saptama daha var. Sarı’ya göre Türkiye ekonomisi bir ithalat ekonomisi, yani üreten, bir sanayi ekonomisi değil. Ve bu ithalat ekonomisinden şunu kast ettiğini söylüyor:

“Türkiye ekonomisi, OFİYGBBAHFBDÜTE ekonomisidir.”

Uzun ve zor bir şifre gibi duran bu harflerin açılımı şöyle:

“Olabildiğinde Fazla İthalat Yapalım. Gerisini Bir Biçimde Aramızda Hallederiz. Fırsatını Bulan Da Ülkeyi Terk Etsin Ekonomisi.”

Osman Sarı, ithalat ekonomisini anlatırken de tarihi 20’şer yıllık evrelere ayırıyor. İddiasına göre bu 20 yıllık dönemler döngü olarak gelişiyor. 20 yılların 10 yıllarında ithalat tam gaz artıyor. Sonra kırılma başlıyor. İnsanlar ‘Mahvolduk, bittik’ diyorlar. Sonra kırılma bitiyor, “Muasırlaşıyoruz, Avrupalılaşıyoruz” deniyor, evdeki hesap çarşıya uymuyor, 10 yıllık bir içe kapanıklık dönemi başlıyor. Sonu yine aynı: ‘Eyvah, mahvolduk.’

Osman Sarı’nın yazdıklarını, günümüze uygulayınca, çok fazla benzerlik buldum. Eminim sizler de çok benzerliğe rastlamışsınızdır.

GELECEĞE YÖNELİK TAHMİNLER

Ve eğer Sarı’nın anlattıkları “kaderimiz”se, biraz falcılık yaparak, şunları yaşayacağız diyebiliriz.

1- Erdoğan uzun süre iktidarda kalacak.

2- Bugünlerde Avrupa ile kavga moda ama yakında iktidar yine “Avrupa” ile işler düzeltme yoluna giderse şaşırmayın.

3- Ekonomide içe kapanıklılık ve daralma var, bu 10 yıllık dönem gereği, bitmesini beklemek gerekecek.

4- İslam diye bize dayatılan “Genç kaynananın elini sıkmayın, şehvet yaratabilir”, “Çocuklarla evlenmek mübahtır” filan gibi saçmalıklar önümüze hep getirilecek.

5- Geçenlerde “Binlerce milyoner Türkiye’den ayrıldı haberi” çıkmıştı, demek ki, parayı bulan ülkeden kaçsın ilkesi de tam gaz çalışıyor. Ülker gibi, Doğuş gibi daha çok zengin Türkiye’yi terk etme yollarını arayacak.


Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SAYFALAR
    ARŞİV

    banner82