banner92

banner93

banner94
23 Ekim 2018 Salı

Turizm yatırımcılar derneği üyelerinin 30 yılı dolan arsa taksitlerini bir 49 yıl daha uzattı!

Trump kendinde ilahi bir güç görüyor ama...

14 Mayıs 2018, 17:28
Trump kendinde ilahi bir güç görüyor ama...
Doğan Satmış
 Bir işadamı ve sağcı bir politikacı olarak Donald Trump, ülkesinin uluslararası alanda geri kaldığını düşünüyordu. ABD Başkanı seçilince kendine yeni bir misyon çizdi, daha aktif ve müdahil olacağını söyleyip durdu.

Sonra da bir dizi tuhaf karar aldı. “Meksika’ya zorla duvar ördüreceğim, Müslümanları ülkeye sokmayacağım” gibi akıl dışı bir dizi kararı ise istediği halde alamadı.

Trump’un aldığı bu tuhaf kararlardan biri, İsrail’deki ABD Elçiliği’ni Kudüs’e taşımaktı. Pek çok olayı tetikleyeceği, durup dururken ‘hır’ çıkartacağı çok açık olan bu kararla Trump dünyaya meydan okuyor ve şöyle diyor:

“Ben ABD’nin yeni başkanıyım ve benim dediğim olur. Benden öncekilerin cesaret edemediği şeyi ben yaparım.”

Trump dediğini yaparken, insanların ölebileceği ihtimaline hiç prim vermedi. Sonuçta egosu o kadar yüksek ki, arada bazı Filistinliler ölmüş, hiç umurunda değil.

Dün Gazze’de İsrail ordusunun açtığı ateşle onlarca ölü ve binlerce yaralı ile bir katliam yaşanırken o hala, “İsrail için büyük gün” diye twitler atıyordu.

Sadece bu olaya bakarak, Donald Trump’un akıl sağlığı hakkında yorum yapma hakkımız var. Sonuçta, insanların öleceğini bile bile bazı politik kararlar alıp, kimseye prim vermemek ve sıfır empati, eminim bazı ruhsal sıkıntıların semptomlarıdır.

Burada önemli olan, kendine dünya düzenin oyun kurucusu ve koruyucusu misyonunu biçen Amerika Birleşik Devletleri’nin durumu.

Bu devlette hiç mi aklı başında biri kalmadı? Trump, öteki tüm benzerleri gibi çevresini tamamen sindirdi mi? Aldığı her karara kafa sallayan bir ekim mi oluştu çevresinde?

Galiba bu soruların tümünün cevabı evet.

Bu olaylara bakarak, Trump’un dünyayı daha çok kana bulayabilecek başka kararlar alabileceği ihtimalini kabul etmemiz gerekiyor.

Tıpkı İran’la nükleer barış anlaşmasını durup dururken bozup, yeni bir sorun yaratması gibi...

Tıpkı, küresel ısınma dünya düzenini biraz daha bozarken, çevre anlaşmasından imzasını çekmesi gibi.

Tıpkı, adı işkenceciye çıkmış bir kadını CIA’nın başına getirmek istemesi gibi...

20 yıl kadar önce Hong Kong İngilizler’den alınıp Çin’e geri verildiği yıl Pekin hükümeti ne yaptı bilir misiniz? İlk iş olarak, barış içinde ve batı standartlarına sahip, insan haklarına inanan Hong Kong’a,  Tiananmen Meydanı’nda 10 bin kişiyi öldüren Çinli General’i ‘tek yetkili’ olarak tayin etti.

Ha CIA’nın başına işkence yaptığı bilinen bir kadını getirmişsiniz, ha Hong Kong’a Tiananmen Katili’ni atamışsınız. İkisi arasında bir fark yok.

Eskiden, bunu ABD yapmaz diye bilinirdi. Şimdi görüyoruz ki, Tump bunu yapıyor.

Yani Çin demokratikleşeceğine, ABD otoriterleşiyor.

Gerçi Amerikan tarihini bilenler, bunlara pek şaşırmazlar... Sivillere yönelik terör düyada ilk kez Amerikan İç savaşında uygulanmıştı ve savaşı desteklemeyenlerin evleri yakılıp, talan edilmişti. Bu tarihi gerçek zaten ortada.

Ama 150 yıl öncesinde kalan Amerikan iç savaşı mantalitesinin, 2018’lerde yeniden ortaya çıkması her açıdan üzücü...

 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SAYFALAR
    ARŞİV

    banner82

    banner95