banner92

banner93

banner94
20 Nisan 2019 Cumartesi

Kültür A.Ş İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin doğru dürüst çalışan kurumlarının başında geliyor

MERHABA…

08 Şubat 2019, 10:06
MERHABA…
Ergun GÖKNEL

Değerli “brandday.net” takipçileri, okuyucuları,

Değerli dostum Prof. Dr. Faruk Şen benden brandday.net sitesinde görüşlerimi, düşüncelerimi sizlerle paylaşmamı istediğinde büyük mutluluk duydum.

Gerçekte yazılacak, paylaşılacak o kadar çok konu var ki… Hele de çok kısa bir süre sonra yaşayacağımız yerel seçim gününde ve sonrasında…

Doğal olarak yazacaklarım belki de, özellikle politikacıları rahatsız edecektir. Atalarımız ne demişler?..“Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.” İşte bende yaşamımda hep köylerden kovulmuşumdur, gene de düşündüklerimi söylemekten, yazmaktan vaz geçmemişimdir. Burada yazacaklarım da günün koşullarına göre doğru olduğunu düşündüğüm fikirlerdir.

Tabii her türlü eleştiriye de açığım. Düşündüklerimin, yazdıklarımın yanlış olduğunu somut olarak ispatlayan okuyuculara da hakkını teslim etmekten çekinmem. O zaman da özeleştiri yapmak gibi garip bir alışkanlığım vardır.

Şimdi başlayalım…

31 Mart 2019 günü yapılacak yerel seçimler Türkiye için bir dönüm noktası olabilir. Bu dönemeci aşmak, her zaman olduğu gibi, seçmenin elinde. Burada ufak bir parantez açmak istiyorum. Dünyada özgür seçim yapılan pek az ülkede görülen bir özellik ülkemiz için dikkat çekicidir. 1950 yılından beri yapılan genel veya yerel seçimlerin neredeyse tamamında katılım % 80 oranını aşmıştır. Bu demektir ki Türkiye seçmeni oyunu çok titizlikle kullanır. Sonuçtan mutlu olmayabiliriz. Fakat seçmenin tercihini kabul etmemiz gerekir. Ve de seçimi kaybeden taraftaysak düşünmemiz gereken “Neden kaybettik?” sorusuna cevap aramaktır.

Çok uzun süredir olduğu gibi, bu seçimlerde de muhalefetin omurgasını Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) oluşturmaktadır. Daha seçim döneminin başında kanımca büyük bir yanlışla işe başlamışlardır.

Nedir bu yanlış? Adayların önseçimle seçilmemesi, Parti Meclisi’nde tartışılmasını “demokratik” bir yöntem olarak kabul etsek dahi, sonuçta üst kademedeki parti bürokrasisinin etkisi ile yapılan atamaların aday belirlenmesinin hâkim unsuru olduğunu unutmamamız gerekir.

Ne yapılmalıydı?

Çok basit… Tüm üyelerin (delegelerin değil) katılımıyla yapılacak bir ön seçim aday belirlenmesinin en sağlıklı yoludur diye düşünüyorum. Partinin üye yapısının ne derece gerçekçi olduğunu tartışabiliriz, fakat bu konu ayrı bir yazıda ele alınmalıdır.

Tüm üyelerin katılımıyla 2018 yılı Eylül veya en geç Ekim ayında yapılacak bir ön seçim kesinlikle parti örgütüne canlılık kazandıracak, aday tesbitine yapılacak her türlü itirazı en aza indirecek ve seçim çalışmalarına erken başlanmasını sağlayacaktı.

Şimdi durum nedir?

Seçim gününe yedi hafta (elli gün) kala İstanbul gibi seçimin kalbinin atacağının bilindiği, Türkiye nüfusunun beşte birini kapsayan ve ülkenin gelecekteki siyasal hayatını kesinlikle etkileyecek olan bir merkezde henüz aday tesbiti yapılmamış ilçeler mevcuttur. Belirlenen adaylar ise son on beş günde ilân edilebilmiştir. Bu adaylar çalışma arkadaşlarını ne zaman bir araya getirecekler, kazandıkları takdirde planladıkları çalışmaları ne zaman seçmene anlatacaklardır. Unutmamak gerekir ki İstanbul ilçelerinin çoğunun nüfusu 500-600.000 kişi civarınadır. Bir milyon nüfusu olan veya bu rakama yakın insanın yaşadığı ilçe sayısı da az değildir. Ve de en etkili seçim propagandası kapı kapı dolaşarak, seçmenle yüz yüze temas ederek yapılabilir.

Tabii bu saatten son yapılabilecek bir şey yoktur. Seçimi gene kaybeden bir CHP yöneticilerinin ne gibi mazeretler bulacaklarını doğrusu merak ediyorum.

Bugünlük hoşça kalın sevgili okuyucular.

 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SAYFALAR
    ARŞİV