banner92

banner93

banner94
23 Ekim 2017 Pazartesi

Libya'dan İtalya'ya Uzanan İnsanlık Mücadelesi

21 Ağustos 2017, 21:26
Libya'dan İtalya'ya Uzanan İnsanlık Mücadelesi

Oxfam, küresel yoksulluğun hafifletilmesi üzerine odaklanan, dünya çapında insanlara eşit davranılması ve değer verilmesini gözeten, vatandaş olarak haklarını kullanmalarına ve kendi hayatlarında söz sahibi olmalarını gözeten bir kurumdur. Amaçlarına ulaşmak için afet ve çatışmalarda hak temelli sürdürülebilir kalkınma programları, halk eğitimi, kampanyalar, insani yardım araçlarını kullanmaktadırlar. Şu anda 90’dan fazla ülkede, Afrika, Orta Doğu, Latin Amerika, Asya ve Doğu Avrupa’da kalkınma programlarıyla faaliyet göstermekte ve günümüz sorunlarına çözüm arayışındalardır.

9 Ağustos 2017 tarihinde Oxfam tarafından yayınlanan bir rapor, tekrar günümüz problemlerinin ne kadar çarpıcı ve insan haklarını sarsan boyutlara ulaştığını gözler önüne sermektedir. Rapor, Libya’daki kaçırılma, işkence, kölecilik ve cinsel saldırılardan kurtulmak için Akdeniz’i geçerek İtalya’ya gitmek isteyen mültecileri ve göçmenlerin durumunu, karşılaştıkları zorlukları ve Avrupa Birliği’nin mülteci ve göçmenlere yönelik politikalarını ele almakta, aynı zamanda durumu bazı röportajlarda gözler önüne sermektedir.

Geçtiğimiz Nisan ayından beri Akdeniz rotası, Libya’dan İtalya’ya geçerek Avrupa’ya ulaşma ümidi taşıyan mülteci ve göçmenler için ana rota haline gelmiştir. 2016’da 180 binden fazla insan bu rotayı kullanarak İtalya’ya ulaşmıştır. Bu yıl ise bu sayı 95 bin civarındadır.

2011 yılında Muammar Gaddafi iktidarının çöküşünden sonra, Libya zayıf merkezi bir hükümet ile milis kuvvetleri arasında istikrarsız bir devlet haline gelmiştir. Bu durum insan kaçıran, köle haline getiren ve fidye karşılığında esir tutan insan tacirlerinin lehine sonuçlanmıştır.

Avrupa Birliği, 2015’te, insanların deniz yoluyla Avrupa’ya gelmelerini engellemek ve Libya’yı terk etmediklerinden emin olmak için birtakım politikaları öncelik haline getirdi. Şubat 2017’deki İtalya ve Libya hükümeti arasındaki anlaşma, göçmenler ülkelerine iade edilmeden önce, Libya’da daha çok gözaltı noktaları kurulmasını öngörüyor. Libya’da insan hakları genelde görmezden gelinen bir olgu olduğu için, İtalya ve Avrupa Birliği hükümetlerinin şu konuda garantici olmaları gerekiyor: İnsanlar geri gönderilerek ya da hapse atılarak daha fazla tehlikeye maruz bırakılmamalılar. Tehlikesiz bir şekilde insanların Avrupa’ya ulaşmaları garanti altına alınmalı ve orada adil ve şeffaf bir uygulama ile iltica haklarını kullanmalılardır. Buna ek olarak, Avrupa Birliği, insanları engellerle ve aşılması güç zorluklarla karşı karşıya bırakmak yerine, göçmenler için uygun ve güvenli rotalar oluşturmalıdır.

Şubat 2017’de İtalya ve Libya hükümetleri, Akdeniz yolu ile Avrupa’ya ulaşmaya çalışan insanların sayılarını azaltmak için bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, AB resmi ve gayri resmi Malta Zirvesi'nde hükümet ve hükümet başkanları tarafından onaylanan, göçmenlerin, kendi ülkelerine geri gönderilmelerini beklerken İtalyan hükümeti tarafından sübvanse edilen Libya'daki kamplarda tutulmalarını içeriyor. Anlaşma, Libya’da alıkonmuş olan göçmenlerin bu ülkede şiddet ve diğer istismar biçimlerine karşı savunmasız olmalarına neden olacaktır.

2 Ağustos’ta İtalya, insanların Avrupa’ya ulaşmalarını ve botların Libya’dan ayrılmalarını engellemek için, Libya kıyı görevlilerine ek kuvvet gönderdi. Suiistimallere, ölümlere maruz kalan ve bu yüzden kaçmaya çalışan umutsuz insanların Libya kıyılarına geri getirilmeleri, kötü bir döngü ortaya çıkartmıştır.

Avrupa Birliği’nin Akdeniz rotasına yönelik yaklaşımı, Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki 2016 yılının mart ayındaki anlaşmasına dayanmaktadır. Şartlara göre, Türkiye Yunanistan adalarına geçen mülteci akınını durduracak ve karşılığında da Türkiye, topraklarında yaşayan Suriyeli mülteciler için de 3 milyar Euro alacaktı. Yunanistan adalarından bir Suriyeli mülteci Türkiye’ye geri dönecek, bunun karşılığında Türkiye’de bulunan ve sığınma isteyen bir Suriyeli Avrupa’ya yerleştirilecekti. Oxfam, diğer STK'larla birlikte, Avrupa'ya göç akışlarının yönetilmesi için karşılıklı yardım sağlanması konusunu eleştirmiştir. Bunun nedeni Avrupa’nın, sınırlarını diğer ülkelere doğru iterek sorunu etkili bir şekilde dışarı atmasıdır.

Oxfam ve MEDU (Doctors for Human Rights), Sicilya’da, Ekim 2016 ve Nisan 2017 tarihleri arasında, 158 mülteci (31 kadın, 127 erkek) ile yaptıkları görüşmelerden sonra çok çarpıcı sonuçlara ulaşmışlardır. Çoğu insanlık dışı uygulamalara maruz kalmışlardır:

·         Görüşülenlerden bir kadın dışında hepsi cinsel şiddete maruz kalmıştır.

·         %74’ü, beraber yolculuk ettiği kişinin katledilmesine ya da işkencesine maruz kalmıştır.

·         %84’ü, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele, aşırı şiddet ya da işkenceye maruz kalmıştır.

·         %70’i, bağlandıklarını belirtmiştir.

·         %80’i, kaldıkları süre boyunca yiyecek ve sudan mahrum bırakıldıklarını belirtmiştir.

·         %60’ı tıbbi bakımdan yoksun bırakılmıştır.

Savaştan, zulümden ve yoksunluktan kaçan insanların deneyimleri göz önünde bulundurulduğunda, Avrupa’nın politikalarının başarısızlıkla sonuçlanacağı öngörülebilir. Ülkenin mevcut durumuna bakıldığında, Libya’nın insan haklarının suiistimal edildiği, insan kaçaklığının yüksek oranlarda olduğu bir yer olmaya devam edeceği kaçınılmaz bir gerçektir. Avrupa Birliği’nin mevcut aksiyonları, daha fazla çocuk, kadın ve erkeği tehlike altına sokmaktadır. Bu nedenleri göz önünde bulundurarak, Oxfam bazı öneriler sunmaktadır:

·         Avrupa Birliği ve üye ülkeler, insanların deniz yoluyla Libya’nın tehlikeli bölgelerinden uzaklaşmalarını engelleyecek anlaşmalar yapmaktan kaçınmalılardır. Arama ve kurtarma ekipleri sadece insani amaçlar taşımalı, mültecileri engellemek gibi politik baskılardan uzak durmalılardır.

·         İltica başvuruları güvenli bir ortamda gözden geçirilmelidir. Avrupalı devletler Avrupa kıyılarında kurtarılan insanlar için adil bir şekilde koruma sağlamalıdır.

·         Sığınmacılar Avrupa'ya ulaştıklarında, daha fazla Avrupa Birliği devleti başvuruları işleme sokmak için öneri sunmalıdır. Yani İtalya tek başına bütün yükü omuzlarında taşımamalıdır.

·         Son olarak, Avrupa Birliği ve üye devletler, mülteciler için daha güvenli rotalar oluşturmalıdır. Libya’da kalarak ve Akdeniz’i geçmeye çalışarak hayatlarını tehlikeye atmaya zorlanmamalılardır. Mültecileri zulümden koruyabilecek sezonluk işçi vizeleri ve insani vizeler, olası ve uygulamaya konulabilecek örnekler olabilir.


Raporun orijinal haline ve bazı mültecilerle yapılan röportajlara linkten ulaşabilirsiniz: https://www.oxfam.org/sites/www.oxfam.org/files/file_attachments/mb-migrants-libya-europe-090817-en.pdf


 

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • Ali İhsan Akbaş 2 ay önce yorumlandı

      gerçekten çok faydalı bir yazı olmuş gizem hanım. çalışmalarınızın ve başarılarınızın devamını dilerim. saygılar.

    SAYFALAR
    ARŞİV

    banner82