banner92

banner93

banner94
11 Temmuz 2020 Cumartesi

URUMÇİ’DEKİ KATLİAMIN 11. YIL DÖNÜMÜ

KOR-ONA-VİRÜS: BEKLENTİLER VE KAFA KARIŞTIRANLAR

24 Mayıs 2020, 13:03
KOR-ONA-VİRÜS: BEKLENTİLER VE KAFA KARIŞTIRANLAR

Belki de son sokağa çıkma yasağı oldu bu bayram…

Koronavirüs’ün hayatımıza getirdiği “sosyal mesafe”, “hijyen”, “maske” ve “karantina” gibi kavramlar virüse karşı aşının veya ilacın geliştirilmemiş olmasından ötürü uzun bir süre daha kalıcılaşacak gibi gözüküyor. Türkiye Halkı her ne kadar ekonomik olarak alım gücü düşse de, fakirleşse de virüse karşı mücadelesini Sağlık Bakanlığı ile tüm olumsuzluklara rağmen top yekun başarı ile sürdürüyor.

HAKLI ÇIKTI BORIS

Elbette dünyanın artık ekonomi ile adeta sağlık arasında bir seçim yapmak zorunda kaldığı bir süreçteyiz ve artık bu ikilem de dünyada ve ülkemiz de ortaya çıkan sonuç, benimde başlarda karşı çıktığım İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın sürü bağışıklığı yöntemine geçmesi ile oldu. Elbette virüsün kontrol altına alınmadan bu yöntemin uygulanması bilançoyu arttıracağından tedbir alan ülkeler de bu durum sürece hazırlıksız yakalanan ülkeler arasında farklılıkta göstermiştir. Türkiye’de virüsün sağlık bakanlığının ve bilim insanlarımızın yoğun çabasının ciddi bir etkisi ile kontrol altına alınması kadar bir diğer önemli olgu da nüfusumuzun genç yapıya sahip oluşu oldu. DSÖ tarafından da tescillenen bu süreç başarı ile yönetilmiştir. Bu süreçte yapılan anketlerde ise kaybedenler ve kazananlar oldu elbette…

KAZANANLAR KAYBEDENLER

AKP Hükümeti’nden kazanan tek isim Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olurken yerel seçimlerde Türkiye siyasetine ileride yön vermesi beklenilen CHP’nin Adana, İstanbul, İzmir ve Ankara BB başkanları da kazananlar listesine dahil…

Gelelim kaybedenlere…

Başkanlık sistemi kaybetmiştir! Cumhur İttifakı yönetimindeki Türkiye’nin Koronavirüs öncesinde yaşadığı sorunlar ve derinleşen ekonomik kriz erken seçim ile sonlanacak gibi gözüküyor. 2002’den günümüze Türkiye’yi yöneten AKP’nin 2020’de ülkeyi getirdiği yer ise demokrasisi ve hukuku ile güven vermeyen, hak ve özgürlükler bakımından özgür olmayan, cumhuriyetten otoriter bir rejim oldu. İnşat-AVM ve ithalat modeli endeksli büyüme ise ekonomik kriz bakımından 2001’deki durumla eş değer…

PEKİ SONUMUZ NE OLACAK?

Kişi başına düşen milli geliri 3500 dolar olan ülke 20 senede AKP iktidarında 8500 dolar seviyesine kalması ise bana göre ülkenin çalınan, heba edilen yıllarını en iyi ifade edecek tablodur.

Ekonomi, eğitim, demokrasi, hukuk ve ifade özgürlüğü gibi temel alanlardaki bu çöküş, tıpkı 2001’deki gibi bir kırılma ile gelip, IMF ile yeniden yapısal reformlara geçilecek bir etki-tepki oluşturması muhtemelken asıl önemli olan, o dönem sadece 5 yıl bu reformlar yapıldığında nasıl bir başarı yakalandığını bilen bir ülke gerçekliğini hangi partinin AKP’den devralması olacaktır. 

Benim merak ettiğim ise demokratik bir seçimler sonucunda AKP-MHP iktidarının kaybetmesi sonucunda seçimi kazanan partiye iktidarı devredip, devretmeyeceği olacak.

Erdoğan için atılmış ve hiç unutmadığım 2013’te bir The Economist kapağı manşeti ile bitireyim… “Democrat or sultan?”

 

 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SAYFALAR
    ARŞİV