banner92

banner93

banner94
23 Ekim 2018 Salı

Turizm yatırımcılar derneği üyelerinin 30 yılı dolan arsa taksitlerini bir 49 yıl daha uzattı!

Erciyes’te bir kayak tatili ve birkaç öneri

08 Ocak 2018, 10:36
Erciyes’te bir kayak tatili ve birkaç öneri
Doğan Satmış

Hafta sonunda, iki günlük bir kayak tatili için Kayseri’ye gittim. Erzurum, Bolu, Uludağ, Kartepe, İsviçre, Fransa, Avusturya ve İtalya’daki kayak merkezlerini gezmiş biri olarak, Erciyes ile buraları kıyaslama olanağı buldum.

Her yer için bulunmaz bir nimet olan ve iyi yapılırsa, “Döviz basma makinası”na kolayca dönüşebilecek kayak tatili konusunda birkaç öneride bulunmayı görev sayıyorum.

Eminim, “Ticari zekaları” ile öne çıkan Kayserililer zaten bu konuların farkındadır ve düzeltirler. Yoksa Erciyes Dağı orada kalır ve Kayseri de öyle pek fazla para kazanamaz bundan.

1)
Öncelikle, pistler gayet güzel. Buna uygun gondol, telesiyej ve lift benzeri alt yapı tesisleri son derece yeni ve fiyatı da Avrupa ile karşılaştırılınca çok ucuz. Ayrıca bir pist, gece kayağı için de ışıklandırıldı. (Yoğun rüzgar ve kara rağmen, elektrikçiler geçen cuma günü çalışmalarını geç saatlerde bitirdiler, cumartesi de ışıkları açıp hizmete soktular.)

2)
Kayseri Belediyesi, devasa bir tesisle kayak için bölgeye gelenlere kafe, restoran hizmeti sunuyor. Pideleri gayet lezzetli, fiyatları ucuz ama tesis, “Belediye tesisi” olmaktan öteye geçemiyor. Bu tür belediye işletmelerinde her zaman tanık olduğumuz ‘Hizmet aksaklıkları” burada da yaşanıyor. Öyle ki, size 10 metre ötede ne var anlatamıyorlar.

3)
Erciyes’in çok kullanılan altlardaki pistlerde kar küreme çalışmaları yapıldığını gördük ama daha üstlerdeki pistlerde bir çalışma ya yapılmamıştı, ya da yapılan çalışmalar yetersiz kalmıştı. Merkezin otoritesi, kar düzleme çalışmalarını günü gününe izlemeli.

4)
Pistlerde, sürekli anonslar yapılması bıktırıcı. Her 10 dakikada bir anons yapıp, “Filan pist açıldı”, “Buna dikkat edin”, “Şöyle yapın” demeye gerek yok. Çok zorunlu olmadıkça “Big brother’ı hatırlatan” anonsların durmadan tekrar edilmesi olumsuz etki yapıyor. Bunun asgariye indirilmesi gerekir.

5)
Bütün kayak merkezinde, kask takılmasının zorunlu hale getirilmesi ve kaskı olmayanların liftlere alınmaması iyi bir uygulama olmuş, takdire şayan.

6)
Dünyanın bütün kayak merkezlerinde, pistlerin sonunda içki barlar vardır. Ve kayak yapanlar, en az kayak için harcadıkları parayı içkiye de harcarlar. Böylece kayak merkezleri çok fazla para kazanma şansına sahip olur. Erciyes’te özellikle merkezi noktalarda ve tabii belediye işletmesinde alkol yasak. Sadece belli otellerde var ve oralara da ulaşmak zor. Oysa, burada Rus ve Fransız turistlere bile rastladık. Bu turistlerin “Bireysel günah işleme” özgürlükleri olmalı ve yeterli alkollü mekan oluşturulmalı. 

7)İnanmayacaksınız ama Erciyes’te bir günlük kayak tatili, oteli, liftleri, yemesi, içmesi dahil 250 TL’ye satılabiliyor. Ama buraya ulaşmak için uçak ücretleri bunun neredeyse, iki misli. Uçak şirketlerinin Kayseri’ye daha ucuz yolcu taşıması için, teşvik edilmeleri gerekir.

8)Kayseri’de Kemal Koçak adlı bir işadamı, Nusret’e taş çıkartacak lezzet sunan, devasa ve çok kaliteli bir “VIP-restoran” açmış. Hatta ben restoranın içini, New York’taki ünlü Tao restoranına bile benzettim. Restoran son derece lezzetli ama yine içki yok. İçki olmayınca, restoran saat 18.00-20.00 arasında ful doluyor ve bir anda boşalıyor. İçkiler ise, kalitesiz yemek servisi yapan otel rooflarında gizlice servis ediliyor. Böylece gelenler ve tabii ki yabancı turistler; içki içerek gizli bir şey yapmış  sayıldıkları için, suçluluk içinde bol bol sigara da içilen bu otel köşelerine mahkum oluyorlar. Yine aynı şeyi yazayım: Gelen turistlere “Günah işleme özgürlüğü” tanıyıp, lüks yerlerde de içki servisinin yapılmasının önü açılmalı.

9)
Yeterli turist gelmediği için ve “Günlük kiralık” uygulaması da yerli müşterileri azalttığı için, otel işletmecileri şikayetçi. “Günlük kiralık”ların yine “Günah işleme özgürlüğü” olmadığı için ilgi gördüğünü biliyoruz. Ve bu nedenle “Günlük kiralık” rekabetini önleyemeyiz. Ama yeterli yabancı turist gelirse, zaten otelcilerin bir derdi de kalmayacak, fiyatlar da belli düzeylere çıkacak bu çok açık.

10)
Kayserili belediyeciler, “İçkiyi yasaklamak” peşinde koşacaklarına, kentten Erciyes’e konforlu ring otobüs seferleri koymak için çaba harcasınlar. Böyle olursa, kent içinden dağa zaten yarım saati aşmayan ulaşım sorunu kendiliğinden çözülecek ve hem dağdan kente, hem kentten dağa ulaşım kolaylığı sağlanacak. Kayak yapmaya gelenler, hava bozunca şehre inip, bol bol alışveriş yaparak, kente para bırakacaklar.

11)
Dağda, kayak okulu ve kayak eğitmenleri işinin de tek bir şirkete verildiğine tanık olduk. Bu şirketin nasıl belirlendiğini bilmiyorum ama tahminlerim var. Size sadece şunu anlatayım. Kentin turizmi için uğraşan geleceği parlak zeki bir genç, “Abi kayak eğitmeni olmak için kayak federasyonuna başvurduk, bırakın eğitmen sertifikasını, rüşvetsiz selam bile vermiyorlar. Orası bu halde” dedi. Bu size bir fikir veriyordur sanıyorum.

12)
Yine belediyecilere dönelim. Kayseri’nin 2 milyona yakın nüfusu var ve kayak yapan Kayserili sayısı her halde binde birlerde. Dağda, ücretsiz kayak kursları vererek, gençlere bedava kayak öğretin, kayağın bölgenin bir doğal zenginliği olmasının önünü açın.

13)
Haberlere bakınca gördüm ki, hafta sonu Uludağ’a gidenler, saatlerce trafikte kalmışlar; benim Kayseri’den İstanbul’a eve dönmemden çok daha uzun süreyi yollarda geçirmişler. Çünkü Uludağ, bu kadar büyük insan trafiğine dayanamaz. İstanbul’un ve Marmara’nın kayak yapmak isteyenlerini, Kayseri’ye, Bolu’ya, Sarıkamış’ı ve Erzurum’a taşımadıkça, Uludağ’da da, Kartepe’de de bu yoğunluk önlenemez. Çözüm, İstanbul’luları buralara kolay taşımakta. Bu da ancak ucuz uçaklarla ve hızlı trenlerle olur. Ankara’nın siyasi kodamanları, biraz bu konulara kafa yorsunlar, hızlı treni önce Pendik’ten İstanbul’un içine, sonra da Erzurum’a, Kayseri’ye uzatsınlar.

14) Kayseri’de, Selçuklu Sultanı 2’nci Kılıçarsan’ın kızı Gevher Nesibe Sultan adına bundan 8 asır önce (1206 yılında) yaptırılmış bir hastane var. Ve burası, içi ısıtılmadığı için biraz üşüyerek gezmeyi göze alırsanız, mükemmel bir müzeye dönüştürülmüş durumda. (Bu ısınma sorunu da mutlaka çözülmeli tabii ki.) Özellikle Gevher Nesibe Darüşşifası Müzesi’nin, gelen her yabancı turistin zevkle gezeceği bir yer olacağından kuşku yok. Bunun ve hemen yakınındaki Mimar Sinan’ıın, “Kurşunlu Camii”nin tanıtımı iyi yapılmalı. Gevher Nesibe Sultan’ın bir de acıklı öyküsü var. Onu da anlatalım: Gevher Nesibe Sultan, bir komutana gönül verir. Ancak ağabeyi Sultan 1. Giyaseddin Keyhüsrev, bu birlikteliğe karşı çıkar. Savaşa gönderdiği komutan da yaralı döner ve ölür. Gevher Nesibe Sultan,  üzüntüsünden vereme yakalanır ve ölür. Ölmeden önce de, ağabeyine, “Benim paramla bir hastana yap, herkesi bedava tedavi etsinler” der. Bu hastane de böylece yapılır. Bizde adettir bilirsiniz, sultan kızı da olsanız, ağabeyiniz sırf erkek diye, sizi böyle engeller, elinizden bir şey gelmez, verem olur ölürsünüz... 

15)
 Biraz uçuk olacak ama iki not daha aktarayım: Öncelikle, Fransa ve İsviçre gibi ülkelerde kayak merkezlerinde bol “Michelin” yıldızlı restoranlar var. Buralarda bir yemeğe en az 100-200 Euro hesap ödeniyor, hep sahipleri hem de restoranların olduğu şehirler kalkınıyor. Bunu bilin. (“Kardeşim İstanbul’da bile Michelin yıldızlı tek restoran yok, garibim Kayseri’de nasıl olsun” diyecekler yerden göğe kadar haklı.)

16)
  Ve son söz: Yukarda yazdıklarım, Erzurum için de bire bir geçerlidir. Ok sevdiğim Erzurum’da da hepsi bire bir uygulanmalıdır. Çünkü Erzurum da, kentten yarım saatte çıkılabilecek kayak merkezine sahip ve Kayseri’nin tüm eksikleri orada da mevcut.

17)
İşte bir geziden arta kalanlar…

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SAYFALAR
    ARŞİV

    banner82

    banner95