banner92

banner93

banner94
17 Şubat 2020 Pazartesi

Vakıfbank Neden Hisselerini Maliye ve Hazine Bakanlığına Devretti

BİR “LİBYA”MIZ EKSİKTİ!..

23 Ocak 2020, 14:40
BİR “LİBYA”MIZ EKSİKTİ!..
Ergun GÖKNEL
 

Libya’da “Saraç” yönetimi ile yapılan anlaşma ile Trablus bölgesine hâkim olan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Libya hükümetini General Hafter güçlerinden korumak için Türk askerinin gönderilmesi için gerekli yasal işlemler TBMM tarafıundan kabul edildi.

Türkiye’nin bu kararı bölgede hızla gelişen etkilerin ortaya çıkmasına sebep oldu. Türkiye’nin tek başına hareketini sınırlamak amacıyla Berlin’de düzenlenen konferansın sonuç bildirisi Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin gerçekleştirmek istediği siyasi ve askeri adımları engellemekte.

Libya’da General Hafter’i destekleyen dış güçler olarak Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Fransa başı çekiyor. Bu ülkeler General Hafter’in başarılı olarak Mısır’daki Sisi yönetimi benzeri, Kaddafi tipi bir yönetim kurmasını destekliyorlar. Böylece, Libya’da da kendilerine bağımlı bir “istikrar” rejiminin kurulması  amaçlanıyor.

Rusya ise başından beri Hafter’e her türlü desteği vermekte. Ve bu durumda Türkiye’nin güttüğü politikalarla çelişkiye düşmekte. Rusya’nın ücretli askerleri olan Wagner Grubu Hafter’in yanında yer almakta.

Berlin’de imzalanan sonuç bildirgesi ile ateşkes ve taraflara silah sevkiyatının durdurulması öngörülüyor. Ancak General Hafter, önceki Moskova görüşmelerinde olduğu gibi, bu bildirgeyi de imzalamadan Berlin’den ayrılıyor.

Türkiye’nin “gerginlik stratejisi” istenen sonuçları getirmedi. Nedenlerinden birincisi, uluslararası itirazların dışında, Libya’nın komşularının Yürkiye’nin müdahaleci siyasetinden rahatsızlık duymaları. Tunus’da Ennahda lideri Gannuci, Libya konusunda taraf olmayacaklarını belirtirken, Tunus cumhurbaşkanı Said de Saraç’ı desteklemeyi reddeden bir konuşma yapacaktı. Cezayir de benzer bir şekilde Türkiye deniz kuvvetlerinin Cezayir limanlarında konuşlanamayacağını açıklıyordu.

Sky News’a göre, Hafter’in barış bildirgesini imzalamak için ileri sürdüğü şartların başlıcaları şöyleydi: İlk olarak Hafter’in LNA güçlerinin Trablus’da konuşlanması, sonra da Türkiye tarafından Libya’ya sevkedilen Suriye güçlerinin ülkeyi terk etmesi, konuşlandırılacak barış gücünde Türkiye’nin yer almaması ve Tobruk’daki parlamento tarafından yeni bir hükümet kurulması.

Bu şartların hiçbiri Türkiye için kabul edilebilir değildi.  Bu gelişmeler karşısında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin Libya konusundaki hedeflerine nasıl ve ne şekilde erişebileceği gerçek bir muamma olarak kalmaktadır.

Umalım ki Libya ikinci bir Suriye olmasın ve hergün birkaç şehit haberi yürekleri dağlamasın.

Bekleyelim... Göreceğiz...

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SAYFALAR
    ARŞİV