banner92

banner93

banner94
08 Ağustos 2020 Cumartesi

KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

ANLAMAYANA DAVUL ZURNA.....

10 Temmuz 2020, 12:30
ANLAMAYANA DAVUL ZURNA.....
Ergun GÖKNEL
 Bugün corona dışında bir konuyu ele alacağız.

 

Konumuz, güzel şehrimiz İstanbul ile ilgili.

 

Yaşları kırkın üzerinde olanlar 1989-1990 yıllarında İstanbul’un karşılaştığı ve büyük sıkıntı çektiği su kıtlığını hatırlayacaklardır. Şimdi yeniden benzer bir sıkıntıyla karşılaşma tehlikesinin mevcut olduğunu önceki yazılarımızda kısaca değinmiştik. Bu defa olayı biraz daha ayrıntılarıyla ele almak istiyoruz.

 

Önce bir iki tespit yapalım. İstanbul suyunu batı ve doğusundan, 150 km mesafeden sağlamaktadır. Bu bölge – Istrancalar ile Büyük Melen çayı arası - 6-7 yılda bir kuraklıkla karşılaşır. Yağışlar normalin çok altında olur. Son kurak dönem 2014 yılında yaşanmıştır. Bu demektir ki 2020 ve 2021 yılları kurak, yağışı kıt bir dönem olabilir, hatta olacaktır dahi diyebiliriz. Çünkü içinde bulunduğumuz ayların yağış miktarları durumu açıkça göstermektedir.

 

İstanbul 2019 yılı Ocak-Mart ayları arasında 629 mm/M2 yağış almış iken 2020 yılının aynı döneminde 244 mm/M2 yağış almıştır. Son 50 yıllık yağış ortalaması ise 740 mm/M2’dir.

 

Şimdi biraz d diğer rakamlara bakalım.

 

9 Temmuz 2010 günü sabah 09.15 itibarrıyla İstanbul’a su veren barajların doluluk oranı % 62,85’dir. Kuraklığın olduğu 2014 yılında bu oran % 22,18’di. Geçen yıl, yani 2019 yılı aynı tarihte ise % 75,07 idi.

 

Son üç yıdır bu bölgenin yağış rejimi de değişmiştir. Üç yıl öncesine kadar 15-20 Ekim günlerinde yağmur yağmaya başlarken, artık Kasım ayı sonundan önce yağış olmamaktadır.

 

Barajların doluluk oranı günde % 0,25-0,30 arasında düşmektedir. Bu demektir ki Ekim ayı sonunda baraj doluluk oranı % % 30-35 oranında düşecek ve % 25 civarında olacaktır. Şayet Kasım ayında yeterli yağmur yağmazsa İstanbul ciddi bir su sıkıntısıyla karşılaşacaktır.

 

Burada kısa bir ek bilgi verelim. Geçtiğimiz günlerde oluşan bölgesel sağnaklar ve serpinti şeklinde yağışlar hiçbir şekilde su birikimi sağlamaz ve de sağlamamıştır. Bu sağanaklar ancak bölgesel sel olaylarını meydana getirir. Ne topraaltı su seviyesini yükseltir ne de barajlara su sağlar. Bu durum da betonlaşan şehrimizin bir özelliği olmuştur.

 

Şimdi ne yapılması gerekir sorusunu soracaksınız.

 

Öncelikle yanlış inşa edilen Melen Barajının acilen yeniden kaya dolgu olarak (beton set yapıldığı için su tutulamamaktadır) tamamlanması ve en kısa sürede su tutulabilir hale getirilmesi gerekir.

 

Naçizane tavsiyem: Sayın İBB Başkanımızın Melen barajının beton çatlaklarına elini sokarak show yapmak yerine, durumun vehametini açıklaması ve Devlet Su İşlerini her gün, her saat, her dakika uyarması gerekir. Aynı şekilde, özellikle CHP İstanbul milletvekillerinin de uyarıcı beyanlarda bulunması ve sorun ile ciddi meşgul olmaları gerekir. Aksi halde olacak devamlı şu szöleri duyacağımızdır: “CHP geldi, İstanbul susuz kaldı”.

 

Bizden söylemesi...

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SAYFALAR
    ARŞİV