banner60

banner64
27 Haziran 2017 Salı

Türk Alman Sanayi koşullarının karşılaştırılması

11 Ağustos 2014, 16:33
 Türk Alman Sanayi koşullarının karşılaştırılması

Kısa bir Analiz

Almanya’nın ağır sanayi hamlesi

Almanya’da ağır sanayi hamlesi 1948 yılından itibaren Stalin’in politikasından korkan Almanya İşkal Kuvvetleri ilk olarak Almanya’da Ruhr Havzasını tamamıyla bir tarım bölgesi yapmak istemişlerdi ve buradaki eski sanayiyi sökmeye karar vermişlerdi. Eski Sanayi söküldükten sonra Stalin’in Batı’ya yönelik saldırgan politikasından korkan başta Amerikan Birleşik Devletleri olmak üzere işgal kuvvetleri Almanya’ya ciddi bir ağır sanayi hamlesi yaptırdılar ve ağır sanayi hamlesindeki gelişme Almanya’ya 1955’ten itibaren Güney ülkelerinden işçi almaya sevk etti. 1955’te ilk önce İtalyanlarla başlayan bu gelişme 1961’de Doğu ve Batı Almanya’yı ayıran Duvardan sonra Türklerin gelmesini de beraberinde getirdi. Ağır sanayi hamlesini yaparken Almanya yeni teknolojilere ağırlık vermedi. Bu da Japonya, Güney Kore gibi ülkelerin yararına oldu, onlar ağır sanayi hamlesini yaparak Almanya’nın gelişme stratejisinde ki ucuz işçi ile ağır sanayi hamlesi çerçevesinde yaptıklarının dışında kaldılar. Türkiye hiçbir zaman ağır sanayi hamlesi yapamadı. Türkiye1961’den itibaren her ne kadar başta Zonguldak, Karadeniz Bölgesi daha sonra İskenderun’da demir ve çelik fabrikalarına yönelse de, daha sonra Türkiye Tekstil’e ağırlık veren ve beyaz eşya üretimine geçen bir ülke konumunda oldu.

Alman Sanayi ve ekonomisinin günümüz rekabet koşulları, içindeki konumu

Almanya günümüzde Sanayi hamlesi konusunda büyük ataklar yapamamaktadır ve özellikle eski Sanayi bölgeleri demir-çelik ve kömür madenlerini kültür üreten kuruluşlar haline getirmiştir. Bu açıdan özellikle Çin başta olmak üzere Güney Kore, Japonya gibi ülkelerin yaptığı hamleler Almanya’yı bu konuda pek fazla rekabet edemeyecek bir hale getirmiştir.

Demir-çelik, otomotiv sektörü ve kömür madenlerini son 50 yılı baz alarak iki ülkenin (Almanya ve Türkiye) kıyaslanması

Son 50 yıla kıstas olarak alır Türkiye ve Almanya’yı karşılaştırırsak. Almanya’dan biraz gecikmeli olarak demir-çelik ve kömür madenlerinin sonuna gelindiğini görürüz. Türkiye’de demir- çelik üretimi büyük ölçüde azalırken, kömür madenlerinde büyük bir artış yoktur. Buna karşılık özel sektörün özelleştirme çerçevesinde maden işletmelerine girdiğini ve ilkel bir çalışma sistemi uyguladığını görürüz. Buna karşılık otomotiv sektöründe iki ülkenin karşılaştırılmasında Almanya’da 60’lı yılarda başlayan otomotiv sektöründeki gelişmenin Türkiye’de de büyük ölçüde son yıllarda geliştiğini görürüz fakat Almanya özellikle kendi markalarını üreten bir otomotiv sektörüne sahipken, Türkiye’nin bu konuda özellikle İtalya, Fransa ve Güney Kore’nin modellerini ülkede oluşturan bir ülke konumda bir ülke olduğu ortaya çıkar. Buna karşılık son 2 yılda Türkiye’de hükümet kendi otomotiv markasını üretmek konusunda belirli uyarılar yapmakta ve teşvikler getirmektedir. DMC’nin Ethem Sancak tarafından alınmasından sonra bu konuda Türkiye’nin kendi markalarını üretebileceğine yönelik beklentiler arttı. Türkiye’nin bugün bölgesinde büyük ölçüde otomotiv ürünü üretip ve bunu dış ülkelere pazarlayan bir ülke konumunda olduğunu görürüz.

Günümüzde Almanya’nın ekonomi politikası

Günümüzde Almanya ilginç bir ekonomi politikası izlemektedir. Ağır sanayiden biraz uzaklaşan Almanya’da, bugün sektör olarak birinci sırayı enerji sektörü almakta ve yenilenebilir enerji konusunda ataklar yapmaktadır. İkinci sektör Kültür Ekonomisi, kreatif sektör olarak nitelendirilebilir. Özellikle Ruhr havzasında ve Kuzey Ren Westfalya eyaletinde demir-çelik ve kömür madenlerinden boş alan kalanları Almanya Avrupa Birliğinden aldığı teşviklerle bir Kültür Ekonomisinin geliştiği bölge haline getirmiştir. Bunu Orta Almanya ve eski Doğu Almanya’da da görmemiz mümkündür. Bugün Almanya’da ikinci büyük sektör haline gelen Kültür Ekonomisi iyi istihdam sağarken, bu konuda yatırım yapanlara da büyük ekonomik kazançlar elde etmesini sağlamaktadır. Üçüncü sektör Almanya’da hala otomotiv sektördür. Otomotiv Almanya’nın üçüncü sektörü olarak sürmektedir. Bugün bakıldığı zaman Alman ekonomisinde ağır sanayiden uzaklaşarak yenilenebilir enerji ve Kültür Ekonomisine yatırımların arttığı görülmektedir.

Takım Tezgahları sektörüne bakış. Katma değeri yüksek ürün üretimi, bunun gerçekleşmesi için Türkiye’nin önündeki ekonomik engeller

Takım Tezgâhları konusunda devletin ciddi bir teşvik programı yapması lazım, Türkiye’nin Takım Tezgahlarında dış bağımlılığın büyük ölçüde önlenmesi gerekir. Tekstil sektörü başta olmak üzere Türkiye katma değeri az çok ürün üretirken,  bunları üretmek için katma değeri yüksek olan Takım Tezgahlarını yurtdışından almaktadır. Türkiye’nin özellikle Asya’da devleşen ekonomik ülkeleri kıstas olarak alıp, onların teknolojilerine yönelmesi ülke için çok büyük yarar vardır. Türkiye bugüne kadar hep katma değeri ağır Sanayi yatırımlığına yeteri kadar destek vermemiştir.

Türk sanayicisinin ekonomik ve teorik olarak nelere ihtiyacı var

Türk sanayicisinin ekonomik ve teorik olarak yeni bir yapılandırma içine girmesi şarttır. Sanayiciye özellikle teşvikli banka kredilerinin verilmesi, ihracat konusunda yardımcı olunması lazımdır. Türkiye ekonomi politikası olarak bu konuda adımlar atarsa başarılı olacaktır. Teorik olarak ta Avrupa ve Uzak Doğu’daki son gelişmeleri yerinde inceleyip, onları Türkiye’de sürdürme olanağı vardır, Sanayi konusunda maalesef yurtdışından Türkiye’ye gelen şirketler ciddi yatırım yapmamakta ve perakende sektörüne yönelmektedirler. Devlet gelen yabancı yatırımcıları da bu konuda bir düzene sokmalıdır. 

Türkiye’nin tıpkı Almanya’nın 1948 yılında gerçekleştirdiği ağır sanayi hamlesi gibi bir ekonomi ve sanayi hamlesi yapması için nasıl bir ortama ihtiyacı var

Türkiye’nin 1948’de Almanya’nın yaptığı gibi ağır sanayi hamlesi yapması çok güçtür. Bu konuda Amerika Birleşik Devletleri ilk önce Almanya’yı ikinci Dünya Savaşında deneyip, cezalandırıp eski teknolojilerine dayalı bütün sanayilerini söküp daha sonra Stalin’e karşı yeni teknolojilerin Almanya’ya gelmesine öncülük etmiş ve Marshall yardımı çerçevesinde bu konuda Almanya’nın önünü açmıştır. Aynı Amerika Birleşik Devletleri 1948’de Türkiye’ye tarımsal açıdan traktörlerle donatıp tarımdaki işsiz sayısını arttırmış ve Türk Ekonomisine zarar vermiştir. Şu anda genel bazda baktığınızda gerek G8’lerde, gerek G20’lerde yeni bir ülkenin ağır sanayi hamlesi yapması öngörülmemiş ve bu konuda destek verilmemektedir. Bu açıdan Türkiye’nin böyle bir ortamı teorik olarak ta olsa gerçekleştirmesi güçtür.

Geleceğe yönelik neler yapılmalı?

Şunu söylemekte yarar var, Türkiye’de ölçülmeyen sektörlerin ölçülmesi ve bunların ekonomideki yerlerin değerlendirilmesi şarttır. Bu konuda TAVAK Vakfı olarak atılımlar yapmış bulunuyoruz ve ilk defa 2012 yılında Türkiye’de Kültür Ekonomisinin büyüklüğünü ölçmüş bulunuyoruz. Buda GSMH’nin %7,2’sini oluşturduğunu ve 46,5 milyarlık $’lık bir ölçekte ortaya çıktığını görmekteyiz. 2014 yılında bunun %10’lara yaklaştığından hareket edebiliriz. Bunun yanında Türkiye’de sanayiye yatırım yapması gereken Doğuş Holding veya Ali Sabancı gibi kuruluşlar sanayi yerine Türkiye’de Gastronomiye yönelmektedir ve az emekle para kazanmak istemektedirler. Ayrıca Türkiye’de Futbol Ekonomisinde dönen para, ödenen ücretler ve yanlış politika bugün Avrupa Birliği ülkelerinle karşılaştırdığımız zaman başı çekmektedirler. Türkiye önümüzdeki yıllarda üç önemli aşama yapmak zorundadır. İlk olarak, ciddi bir vergi sistemiyle 76 milyon nüfusu ve 52seçmeni olan bu ülkede, yalnız 8 milyonun vergi ödediği konumdan dışarı çıkmalıdır. İkinci olarak, Türkiye’de kişi başına ulusal gelirin dağılımında büyük haksızlıklar vardır. Bunu da vergi politikasıyla ve devlet politikasıyla değiştirmek lazımdır. Üçüncü olarak, yeni istihdam yaratmak konusunda, Türkiye belirli konularda yeni inovatif projeler üretmek zorundadır.

 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SAYFALAR
    ARŞİV

    banner82