banner92

banner93

banner94
22 Ekim 2019 Salı

Türkiye geçici olarak askeri harekete son verdi.

DEPREM ve SONRASI

02 Ekim 2019, 10:32
 DEPREM ve SONRASI
Ergun GÖKNEL
26 Eylül Perşenbe günü saat 13.59’da Silivri açıklarında 5.8 büyüklüğünde bir deprem
yaşandı.
1999 yılı 17 Ağustos depreminden sonra İstanbul yakınında meydana gelen bu deprem
ile bir dizi gerçek de ortaya çıktı. Şimdi bunlardan ilk aşamada dikkatimizi çekenleri
sıralayacağız.
Öncelikle, ülkemizin her bakımdan en büyük şehri olan İstanbul yönetiminin ve bu
şehirde yaşayan 20 milyona yakın insanın büyük bir deprem için ne kadar hazırlıksız
olduğunu gördük. Türkiye nüfusunun nerdeyse dortte birini ve ekonomisinin yarısını
kapsayan bir şehrin bilemediğimiz bir yakın tarihte yok edici büyük bir depremle
karşılaşması karşısında en başta merkezî yönetim sonra da yerel yönetim acz içinde.
Son ikaz depremi olayından sonra ilk yapılan bir dizi toplantı. Fakat İstanbul şehri son
25 yılda o duruma getirilmiş ki binlerce toplantı yapsanız da bir çözüm bulunacağı
şüpheli.
Bir de yaşanan “toplantı dâveti” sorunu var ki, gerçekten, en hafif tabirle “garip”.
Nedir bu “toplantı dâveti” sorunu” ?
İstanbul’da yaşanacak büyük bir deprem konusunda alınacak tedbirlerin konuşulacağı
bir toplantı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay başkanlığında 27 Eylül günü
yapıldı ve bu toplantıya İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’da katıldı. İmamoğlu, ertesi gün
yapılan toplantıya dâvet edilmediğini ve dolayısıyla katılmadığını açıkladı. Fuat Oktay
da dâvetin yapıldığını ve ilk toplantı sonunda sözlü olarak hazır bulunanlarını ertesi
gün yapılacak toplantıda bulunmalarını rica ettiğini ileri sürdü.
Şimdi günlerdir bu “dâvet” tartışması neredeyse depremden daha fazla basını meşgul
etmeye başladı.
Diyoruz ki: İBB Başkanı gerçekten dâvet edilmemiş olsa dahi bu çok önemli toplantıya
çat kapı gitmeliydi. Kendisini, “Siz dâvetli değilsiniz.” diye içeri almayacaklar mıydı?.
Bu kadar önemli bir toplantı için yazılı bir dâvet mektubu mu beklenmeliydi? İBB
Başkanı İstanbul depremi ile ilgili bir numaralı kişidir. Dolayısıyla konuyla ilgili her
önemli toplantıda hazır bulunmalıdır. Dâvet beklemeden...
Deprem konusu dışında diğer bir konuya daha değinmek istiyoruz.
Bir dostum metro istasyonlarında dağıtılan “İstanbul Bülteni” broşürünü incelemem
için verdi. İlk sözü de “Her sayfada İmamoğlu fotoğrafı yer alıyor.” oldu.
60 sayfalık, kuşe kâğıda renkli olarak basılmış bu “İstanbul Bülteni”ni biraz inceleme
fırsatım oldu.
İlk göze çarpanlar: Dostumun söylediği gibi hemen her sayfada İmamoğlu fotoğrafı.
Üşenmedim saydım. Tam 30 (otuz) adet. Ön kapakta Sayın Başkanın cepheden, arka
kapakta ise sırtından gösteren fotoğraflar mevcut.
Broşürün içeriğine gelirsek: 8. Sayfada şu başlık var; “İmamoğlu, Otogarı Akla ve
Bilime Peşkeş Çekiyor”. Bu broşürü hazırlayan kişiler her halde “peşkeş çekme”
kelimelerinin Türkçede kötü anlamda kullanıldığını bilmiyorlar. Tavsiyemiz bir ikinci
“İstanbul Bülteni”nin daha iyi Türkçe bilenler tarafından hazırlanması.
Diğer bir dikkat çekici durum. 44. Sayfadan sonra İstanbul’da ulaşım konusunda neler
yapılması gerektiği ve inşaatı devam eden metro hatlarının ne durumda olduğu bilgileri
var. Fakat seçim döneminde vaad edilen, “ilk beş yılda yapılacak 650 km metro
hattı”ndan bir kelime bile yok. Bekleyip göreceğiz.
Şimdi diyeceksiniz ki hiç mi güzel şeyler yapılmıyor. Tabii ki, az da olsa onlar da var.
Ancak şu bilinmeli ki siyasilerin yanlışları öncelikle göze çarpar.
Devamı gelecek hafta...

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SAYFALAR
    ARŞİV